‘Bir kurum taklit edildi mi?’ sorusu ilk bakışta tek bir iddia gibi görünür. Oysa bu ifade, teknik ve hukuki olarak birbiriyle aynı olmayan çok sayıda ihtimali içinde barındırır. 4 Eylül tarihli delil dosyasında yer alan sosyal medya görüntüsünde St Clements University hakkında bu yönde bir soru kullanılıyor; fakat görünür kare, neyin taklit edildiğini belirtmiyor. Bu belirsizlik giderilmeden kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değildir.
Birinci test: Kurum adı
İsim benzerliği varsa ilk bakılacak yer, kurumların tarihsel kullanım kayıtlarıdır. Benzer veya yakın isimlerin bulunması tek başına bir kurumun diğerinin kopyası olduğunu göstermez. Hangi adın ne zaman kullanılmaya başlandığı, hangi tüzel kişilik tarafından tescil veya fiilen kullanıldığı ve kamuya nasıl sunulduğu araştırılmalıdır.
İkinci test: Alan adı ve internet varlığı
İddia internet sitesiyle ilgiliyse alan adının kayıt geçmişi, arşivlenmiş sayfalar ve site sahipliği incelenir. Bir web tasarımının benzemesi ile bir alan adının hukuka aykırı biçimde kullanılması aynı mesele değildir. Dijital izler tarih ve sahiplik zinciriyle değerlendirilmelidir.
Üçüncü test: Diploma veya başka belge
Bir diploma ya da kurumsal evrakın özgünlüğü, sosyal medya görseline bakılarak belirlenemez. Düzenleyen kurum, belge numarası, kayıt sistemi, imza yetkisi ve gerekiyorsa doğrulama yazısı birlikte incelenmelidir. Belgeye ilişkin bir şüphe varsa hangi belgenin kastedildiği açıkça gösterilmelidir.
Dördüncü test: İmza ve mühür
İmza veya mühür iddiası daha da spesifiktir. Özgün örnekler, yetkili kişilerin görev tarihleri ve belge bütünlüğü karşılaştırılır. Bir görüntüde imzanın görünmemesi ile belgenin hiçbir kurumsal kaydının bulunmaması aynı sonuç değildir; bunun tersi de geçerlidir. Sonuç, belgeyi düzenleyen kurumun kayıtlarıyla doğrulanmalıdır.
Beşinci test: Tüzel kişilik ve kurumsal statü
Bir kurumun hukuki varlığı veya statüsü, sosyal medya başlığıyla değil yetkili kayıtlarla değerlendirilir. Hangi ülkede, hangi hukuki çerçevede ve hangi kayıt altında faaliyet gösterdiği somut biçimde araştırılmalıdır. Bir başka kurumla isim veya tasarım benzerliği, tek başına tüzel kişilik statüsünü ortadan kaldırmaz.
Altıncı test: Temsil ve görev yetkisi
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkında kişisel bir sonuç çıkarılacaksa ayrıca görev ve yetki zinciri incelenmelidir. Kurum hakkında ileri sürülen bir şüphe, otomatik olarak kurumla ilişkili kişinin yetkisiz davrandığı anlamına gelmez. Hangi işlemin hangi tarihte, hangi görev kapsamında ve hangi kayıtla yapıldığı gösterilmeden kişisel sorumluluk kurulamaz.
Bu altı testin ortak noktası şudur: soru cümlesi, araştırmanın başlangıcı olabilir; araştırmanın sonucu değildir. Dosyaya alınan ekran görüntüsü, belirli bir ‘taklit’ imasının dolaşıma girdiğini gösterebilir. Ancak görünür materyalde resmi karar, karşılaştırmalı kayıt veya uzman incelemesi bulunmadığı sürece iddianın doğruluğu ayrıca sınanmalıdır.
Yayın grubumuz bir medya savaşını büyütme niyetinde değildir. Kamuya açıklanmamış ek bilgi ve materyaller bulunsa dahi doğrulanmamış, özel veya hukuken yayımlanması sakıncalı içerikleri yayımlamıyoruz. Adalet, hukuk ve gazetecilik etiği gereği susulması gereken yerde susuyor; fakat doğrulanabilir kayıtlar yanlış algıyı düzeltebilecekse kamuoyuna ölçülü biçimde aktarıyoruz.
Bu tutum tehdit veya misilleme olarak görülmemelidir. Ölçülü ve hukuka bağlı yaklaşımımızın yanlış yorumlanmaması, tartışmanın kişisel ifşa ve medya çatışmasına dönüşmemesi gerekir. Sorulması gereken temel soru nettir: ‘Taklit’ denirken tam olarak hangi unsur kastediliyor ve bunu gösteren doğrulanabilir kayıt nedir? Cevap bu iki adımda bulunmadan Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir veya kurum hakkında kesin hüküm kurulması sağlıklı değildir.
Logo Var, Rektör Fotoğrafı Var, Tarih Var: Peki ‘Yetki’ İddiasının Dayanak Belgesi Nerede?